Türk siyasetinde uzun süredir “asla yan yana gelmezler” denilen dengeler altüst oldu. Aylarca kulislerde fısıltı halinde dolaşan, ancak her defasında yalanlanan o iddia artık açık açık konuşuluyor: Üç parti birleşme kararı aldı. Daha düne kadar birbirine en sert eleştirileri yönelten, tabanları taban tabana zıt görünen bu partilerin aynı masa etrafında buluşması AKp’yi ş0k etti.De’taylar açıklandı.…
Gelişme, gece saatlerinde art arda gelen kapalı toplantı haberleriyle başladı. Ankara’da bir otelde yapılan ve basına kapalı yürütülen görüşmeler, ilk başta “rutin istişare” olarak duyuruldu. Ancak toplantının saatler sürmesi, parti liderlerinin ayrı ayrı değil, aynı araç konvoylarıyla mekândan ayrılması ve ertesi gün yapılacak ortak açıklamanın işaret edilmesi, şüpheleri güçlendirdi. Kısa süre sonra siyaset muhabirlerinin kulis bilgileri netleşti: Üç parti, seçim sürecine birlikte girme ve ortak bir siyasi yapı oluşturma konusunda anlaşmaya vardı.
Bu ittifakı çarpıcı kılan en önemli detay ise geçmişte söylenen sözler. Liderlerin birbirleri için kullandığı “asla yan yana gelmem”, “ilkelerimiz uyuşmaz”, “seçmenimiz bunu kabul etmez” gibi ifadeler, şimdi yeniden gündeme getiriliyor. Sosyal medyada bu eski açıklamalar hızla paylaşılırken, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık oluştu. Birçok kişi “olmaz denilen oldu” yorumunu yaparken, bazı kesimler bu hamleyi “siyasetin doğası” olarak değerlendirdi.
Kulis bilgilerine göre birleşmenin arkasında tek bir neden yok. Ekonomik gelişmeler, seçmen davranışındaki değişim, anket sonuçları ve özellikle son aylarda artan siyasi belirsizlik, partileri ortak bir zeminde buluşturdu. İddiaya göre her üç parti de tek başına hareket ettiğinde istediği etkiyi yaratamayacağını gördü. Bu nedenle, ideolojik farklılıklar ikinci plana atıldı ve “ortak hedefler” ön plana çıkarıldı.
Birleşmenin nasıl olacağı ise en çok merak edilen konuların başında geliyor. Edinilen bilgilere göre bu süreç bir gecede gerçekleşmeyecek. Önce ortak ilkeler metni hazırlanacak, ardından yeni bir siyasi çatı mı kurulacak yoksa mevcut partilerden biri merkez alınarak mı ilerlenilecek sorusu netleşecek. Parti tabanlarını ikna etmek için geniş katılımlı toplantılar ve ardı ardına yapılacak açıklamalar planlanıyor. Özellikle “seçmen tepkisi” ihtimali, liderlerin en hassas olduğu başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Siyaset uzmanları, bu birleşmenin dengeleri ciddi şekilde değiştirebileceği görüşünde. Meclis aritmetiğinden seçim hesaplarına, yerel dengelerden liderlik yarışlarına kadar pek çok alanda etkisi olacağı konuşuluyor. Bazı yorumculara göre bu ittifak, mevcut siyasi blokları da yeni hamlelere zorlayacak. Yani bu adım, sadece üç partiyi değil, tüm siyasi sistemi harekete geçirecek bir domino etkisi yaratabilir.
Öte yandan parti içlerinden gelen ilk tepkiler de dikkat çekici. Bazı üst düzey isimlerin bu birleşmeden rahatsız olduğu, hatta istifa ihtimalinin bile konuşulduğu iddia ediliyor. Ancak lider kadrolar, “tarihi bir sorumluluk aldıklarını” ve bu adımın kişisel değil, ülkenin geleceği için atıldığını savunuyor. Bu söylemin tabanda nasıl karşılık bulacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.
Şimdi herkes aynı soruya kilitlenmiş durumda: Bu üç parti gerçekten kalıcı bir birliktelik mi kuracak, yoksa bu ittifak seçim hesaplarının bir sonucu mu? Cevap henüz net değil. Ancak bir gerçek var ki, Türk siyasetinde uzun süre konuşulacak, ezberleri bozan bir sürecin kapısı aralandı. “Olmaz” denilen oluyor ve bu birleşmenin yankıları daha şimdiden ülke gündemine damga vurmuş durumda.